İlk okuduğunuzda Yelkenkanat’ın babası ifademi abartılı bulabilirsiniz. Aşağıdaki Emrullah Ali’nin (Yıldız) özelliklerini okuduğunuzda bu tanımlamama sanırım hak vereceksiniz.
· Tayyare Makinisti Küçük Zabit (Astsubay).
· Dünyada Yelkenkanat benzeri ilk hava aracını yapan kişi.
· Planör Pilotu (2.700 saat/uçuş).
· Paraşütçü (115 atlayış).
· Motorlu Tayyare Pilotu (10.000 saat/uçuş).
· Modelci.
· Planör ve Motorlu Uçuş Öğretmeni.
· Türkiye Planör Rekortmeni (18 saat 35 dakika/ tek başına, 29 Ağustos 1936)
· THK Türkkuşu Baş Öğretmeni.
· THK Türkkuşu, İnönü Yüksek Planör Kampı Müdürü.
· THK Uçak Fabrikası Test Pilotu.
· Otomatik paraşüt açma cihazı mucidi.
· Otomatik fotoğraf çekme stüdyosu (Gör-Çek) işletmecisi.

Gizli kalmış bir havacılık efsanesidir, Emrullah Ali Yıldız. Değerli büyüğüm yazar Bahattin Adıgüzel onu anlatan kitabına “Gökteki Venüs” ismini vermişti. Zira gökte en çok parlayan yıldızın adıdır Venüs. Bu günlerde gökyüzü oldukça kararsa da, sisler bulutlar ile örtülse de, o ve onun gibi gerçek havacılar daima parlamaya devam edeceklerdir. Sisleri dağıtmakta bizlerin görevi olacaktır.

KİMDİR, EMRULLAH ALİ YILDIZ
1909 yılında Bursa’da dünyaya gelir. Vidin’li baba ve Kafkas bir annenin oğludur. 1926’da 17 yaşında iken Türk Tayyare Cemiyeti (T.Ta.C.) tarafından İstanbul Yeşilköy’de açılan Tayyare Makinist Mektebine girer. 1927 yılında okulu birincilikle bitirir. Okul Hava Kuvvetlerine makinist yetiştirmek üzere açılmış Küçük Zabit (Astsubay) okuludur. Okula girişte imzalatılan taahhütname gereği mezun olanlar 4 yıl mecburi hizmet yapmak zorundadırlar.
E.Ali Yıldız, 1928-1931 yılları arasında Eskişehir Askeri Hava Okulu Hazırlama Bölüğünde, Tayyare Makinisti olarak görev yapar. Bu görevi sırasında 1930 Ağrı isyanı olarak bilinen ayaklanmanın bastırılması için doğuda görevlendirilen tayyare bölüğünde yer alır. Görev bitimi Eskişehir’e döndüğünde karar vermiştir. 1931 yılında mecburi hizmeti biter bitmez Hava Kuvvetlerinden istifa eder.
Bursa’ya dönen E.Ali Yıldız kardeşlerinin yanında fotoğrafçılığa başlar. Ancak havacılık aşkı içinde yaşamaya devam eder. 1934 yılında Bursa Halkevi tarafından kurulan havacılık kulübünün kaptanı E.Ali Yıldız’dır. Zaten o tarihte üzerinde çalıştığı “Bursa Yelkenlisi” adını verdiği planörü yapması bu kulübün kurulmasını sağlamıştır. Tamamen kendi düşüncesi ve parasıyla yaptığı Bursa Yelkenlisi ile Ziraat Mektebi yakınlarında uçuş tecrübeleri yapmaya başlar. Bursa Yelkenlisinin gövdesi 6 metre, kanat açıklığı ise 12 metredir. Ali Yıldızın bu denemeleri ile ilgili haberler ulusal gazetelere yansımaya başlamıştır.
Bursa Yelkenlisi ile ilgili haberleri okuyan THK Başkanı Fuat Bulca, E.Ali Yıldız’ı bir mektupla, oluşturdukları Türkkuşu’na çağırır. 22 Mayıs 1935’te kuruluşundan 19 gün sonra E.Ali Yıldız da Türkkuşunda’dır.

RUSYA HAVACILIK EĞİTİMLERİ
10 Temmuz 1935’te Sabiha Gökçen ve yedi arkadaşının da bulunduğu grupla Rusya’ya havacılık eğitimine gönderilir. Yurda dönüşlerinde artık öğretmen olmuşlardır. 1936-1941 yılları arasında THK Türkkuşunda uçak ve planör pilotluğu ile paraşütçülük / model uçak eğitimleri verir. Havacılık kariyerinin yükselişi ise Öğretmenlik, Başöğretmenlik, İnönü Yüksek Planör Kampı Müdürlüğü, Uçak Fabrikası Tecrübe Pilotluğu (1941-1949) olarak devam etmiştir.

12 HAZİRAN 1938, E. ALİ YILDIZ’IN DÜNYA REKORU
İnönü Yüksek Planör Kampında Dünya rekoru kırılması o günün dergilerine şöyle yansır. Türkkuşu öğretmeni pilot Emrullah Ali Yıldız, Ş-5 (İki kişilik) planör ile yanında öğretmen adayı Sezai Göksu ile birlikte Eskişehir/ İnönü’de 14 saat 20 dakika havada kalarak rekor kırmıştır. Kalkışını İnönü “C” tepesinden yapan E.Ali Yıldız o yıllardaki dünya rekoru olan 13 saat 59 dakikayı, 21 dakika geçerek geliştirmiştir. Planörle ilk dünya rekoru ise; Alman tayyarecilerinden Ernest Jachtmann ve Flossdorf tarafından bir MR-4 planörüyle Wermingstad Sylt’de 26/27 Kasım 1937’de yapılmıştı. Daha önce, 29 Ağustos 1936’da ise 18 saat 35 dakika/ tek başına havada kalarak bir başka Dünya rekoruna imza atmıştır.
THK GN. BŞK. ŞÜKRÜ KOÇAK’IN ÖZEL EMRİ
E.Ali Yıldız ile yapılan bir söyleşide anlatılanları okuyunca hayretler içersinde kalmıştım. Çok önemli ipuçlarını barındıran sözleri hiç bozmadan olduğu gibi siz okuyucular ile paylaşmalıyım. Bence son yıllarda sıkça vurgulanan neden yerli uçak üretemiyoruz sorusunun cevaplarından bazıları gün yüzüne çıkmakta.
“ Bütün güçlüklere rağmen Nuri Demirağ çok sayıda uçak üretti (NuD-36) ve hatta üretilen bu uçaklardan Türk Hava Kurumu’da satın almak için sipariş verdi. O tarihte THK Genel Başkanı Şükrü Koçak’tı. Şükrü Koçak bir gün beni Nuri Demirağ fabrikasına uçakları görmem için gönderdi. Yetkililer uçakları bana tanıttıktan sonra ben de uçtum, o uçaklardan biriyle. Hatta uçakla akrobasi dahi yaptım. Dönüşte olumlu rapor verdim Türk Hava Kurumuna ”
Anlaşılacağı üzere Nuri Demirağ üretimi uçakların ne kadar başarılı oldukları, onları test eden Türkkuşu pilotu tarafından da onaylanmış oluyor. Sonuç: Şükrü Koçak’ın başkanlığındaki THK uçakları almaktan vazgeçiyor ve/veya vazgeçiriliyor.
HAVACILIĞA VEDA
1947 yılında bir paraşüt atlayışında sakatlanan Yıldız Hocamız paraşütçülükten ayrılarak sadece uçuşa ağırlık vermiştir. Sakatlığının da etkisiyle yararlı olamayacağı düşüncesi ile 10 Mayıs 1948 tarihinde THK Uçak Fabrikası Müdürlüğüne bir dilekçe vererek aktif havacılık yaşamını sonlandırır.
Örnek bir havacı olan Emrullah Ali Yıldız’ın hayatı havacılığa olan büyük bir aşkla geçmiştir. 1996 yılında İstanbul’da vefat eden hocamızı saygı ve minnetle anıyorum. Bu günlerde Türk Hava Kurumu Üniversitesi Türkkuşu Kampüsü olarak adlandırılan yerleşkede Emrullah Ali Yıldız Hocamızın ismini yaşatacak şekilde bir düzenleme yapmamız gerektiğini önemle vurgulamak isterim.
Mustafa KILIÇ
Havacılık Tarihi Araştırmacısı-Yazar
sontayyareci@gmail.com